I wish you were here !

9gag kurcalar iken şöylesi bir resim gördüm:

Image

Ne güzel bir görselmişsin sen yaa ! Patlamana sağlık. Bazıları var bana da bu dileği dileten ama, çok ağır oldu be bilmem kaç megatonluk enerji 🙂 Tamam vazgeçtim, tankla ezsem de olur hihohihohi

Dalga

Bakacaksın tabi dalgana, etrafta vıkvıklayan bıkbıklayan o kadar çok yaratık varken özellikle…

Aman efendim Abdullah şöyle dedi de vay nasıl der bunu bana, Münevver’in komşusu gemi seyahatiyle Akdeniz turu atmış da biz atamamışız, Üzeyir Dayı’nın tavuğu çok yem yiyiyormuş da çiftlik zarara geçmiş.

Sssssssssssssssssssssssiktirin ordan bi defolun uzakta durun iki adım be. Oh.

Sen bildiğin yoldan şaşma, şüphelerin varsa güvendiğin insanlara danış… Ha bir de güveneceğin insanı iyi seç.

İnan bana bunları başarırsan sağlığın da bozulmaz, mutlu da olursun… Valla bak. Çözdüm bu işi la !

Bu aralar (Uzunca bir “bu aralar”) hayat felsefem bu olmuş durumda. Kimi duyarsızlık desin, kimi apolitiklik desin, çok da umurumda değil be, saygısızlık yapılmasın yeter ki, çünkü gerçekten sinirleniyorum ve işin kötüsü, millete haddini bildirecek kadar bile umursamıyorum bu durumu 🙂 Sinirlendiğimle kalıyorum, belki eşim bir nebze nasibini alıyor bazı bazı sinir hallerimden, o almayacak da vatandaş Ahmet mi alacak ayrıca? Adı üstünde eş 🙂 4. yılımızı doldurduk geçen (evli olarak tabii ki, daha öncesi de var İsa’nın doğumuna uzanan bir zamanmış gibi geliyor), olur da bu satırları okursa buradan ona öpücükler ve sevgiler.

Ulan dalga malga derken konu nerelere geldi, dalgayı arkadan aldık, hızımız arttı 🙂

Sorularınızı duyar gibiyim: Yaz nasıl geçiyor Supernaut?

Şunu açık ve seçik olarak belirteyim ki 2012 Yaz’ından memnunum. Ard arda yaşadığımız vefatlar’ı hariç tutuyorum illaki 😦 Fethiye’de geçen 1 hafta, ardından haftaya gene 1 hafta İzmir’in yavaş ilçesi Seferihisar… Gene harabe gezmeler, gene denizlere girmeler… Başka türlüsü de yakışmaz bana auehaueha

Öperler.

Rüya gibi bir hatıra…

Kesinlikle öyleydi inanın bana, 15 Temmuz 2012, tarihin sayfalarında yerini şu şekilde aldı benim için: Evimizden çıktık ve Boğaz Köprüsü’ne girdik arabayla, altını çizeyim tekrar: ARABA, yaşadığım şehir de hani İSTANBUL. Bilmem anlatabildim mi?

Neyse girdik köprüye, ortalama sürat 90… Bomboş, artık iş trafiği yok diye mi, yazın şehir nispeten boş oluyor diye mi, sıcaklarda kimse evinden çıkmak istemedi diye mi? Bilemiyorum ama dönüşte gece de aynıydı…

Uzun zamandır böyle bir şey hayaldi bizlere, ne mutlu ki yaşadım, İstanbul için haala umut var diyorum !

Festival günceleri -3-

07.07.2012 Tuborg Goldfest üçüncü ve son günüydü. Gerek yaş etkisi gerek sıcak&nem faktörleri göz önünde bulundurulacak olursa, 2 gruptan fazlasını görmek bünyeyi yoruyor artık sevgili okuyucu. Nerde gençlik günleri nerde o festival şevki… İşte bu sayede Dio Disciples (Ahhhh ne kadar da istiyordum dinlemeyi) ve öncesini komple es geçtik 🙂

In Flames: İlk kez canlı izliyorum, sıkı denmese de iyi bir dinleyicisiyimdir. Sevdiğim şarkıları boldur… Beni etkileyen şey vokalistin seyirciyle olan etkileşimi. Bir konserde ilk kez vokalistin seyircilerden birinin telefonunu alıp uzunca kayıtlar yapıp sonra tekrar iade etmesine tanık oldum(Iade ederken de “koy bunu yarın youtube’ye, herkes Istanbul neden ibaret görsün” dedüü). Genelde biradan/bayraktan öteye gitmezdi bu iş, artık telefon alışverişi oluyor, breh breh teknoloji. Güzeldi, festival ortalamasına göre tabii ki de sertti, ve güzeldi (Söylemiş miydim?)

Within Temptation: Vallahi de billahi de tillahi de iyi geldi. Yok böyle bir enerji, yok böyle bir canlılık sevgili Sharon den Adel… Tamam grup üyelerini hiçe sayacak değilim, hepsi de kıymetli müzisyenler tabii ki de, ya kadının enerjisi hiç bitmez mi, azalmaz mı? İlk gün Evanescence’yi de gördük, ohhh Amy Lee otursun piyano çalsın, dünya ona güzel. Bu kadıncağızın günahı ne? Zıplamadan dakikası geçmedi, seyirciyi de coşturdu, eh şarkıları da bir hayli tanıdık olduğundan, tadı damağımızda kaldı yahu senfonik metalin. Şşşşt Within… Sana puanım 9 kanka.

Bir festivalin sonuna geldik, işte beklenen Supernaut gözüyle puan durumu:

10 puan Guns n’ Roses’a  (Hakettin şampiyon)

9   puan Within Temptation’a (Sahneden saçtığın enerji ve aura hiç bitmeye Sharon)

8   puan In Flames’e (Bu festivale belki ağır kaçtınız ama, 8i kaptınız)

7   puan Evanescence’ye (MTV grubusun, yüz vermiyorum, hakkını da yiyemem ama)

6   puan Apocalyptica’ya gelsin (Kaçıncı izleyişim sizi, değer düştü ama süreniz de azdı  doğrusu)

Pentagram ve Dio Disciples de izlemeyi istediğim gruplardandı ama, napalım başka zamana diyelim, onur ödülünü verelim ikisine 🙂

Haydi kalınız sağlıcakla.

Festival günceleri -2-

Hello everybody,

Tuborg Goldfest 2. günü 6 temmuz 2012 izlenimlerini hemen aktarayım:

Gittik Apocalyptica’dan başlayalım dedik ama çok az kaldılar sahnede ya, tadı damağımızda kaldı. Cellolarıyla gene kırdılar geçirdiler illaki ama ne bileyim, daha uzun olmalıydı. Bir de güneş yediler kafalarına, pek şikayetçi gözükmeselerde üzüldüm abilere.

Şebnem Ferah çıktı daha sonra, Kraliçe Şebo’ymuş lakabı orada öğrendim. Çoğu bilindik şarkısını çaldı, coşturdu. Cam kırıkları, mayın tarlası, fırtına vs vs… Parıltılı arka plan yakışmış ablama, duman da ok… Ara ara da alevler yerden… Eh ambians önemli tabi.

Derken günün ve festivalin headlineri, -headlinerlerin headlineri da denilebilir- Guns n’ Roses sahnede belirdi. Şunu açık ve de seçik olarak söyleyebilirim ki: MUH-TE-ŞEM-Dİ. Kimse bana yaşlandılar, 20 sene önce gelselerdi edebiyatı yapmasın efendim, rock n’ roll parçaladılar amcalar. Zaten hani festival gibi değil de Guns n’ Roses konseri gibi birşeydi, 2-3 saat arası kaldılar, milyon zilyon şarkı söylediler, gitar ve piyano şovlarını yaptılar, coşup coşturdular… Sırf onlar geliyor deseler gitmezdim ve hata ederdim, festival diye göreyim dedim, ne kadar ama ne kadar iyi etmişim. Neler söylediler? Bildiklerim ve hoşuma gidenler: Mr. Brownstone, Knocking on heaven’s door, Night train, November rain, Sweet child o’mine, Used to love her, Welcome to the jungle, veeeeeeee Paradise City finali ile yağan güller !!! Tekrar edeyim, muhteşemdi.

Bakalım bakalım In Flames ve Within Temptation son gün neler yapacak, ama tabii ki de bir Gunz olamayacaklar, bu kesinleşti 🙂

Festival günceleri

Gene bir festival, ama bu sefer Küçükçiftlik Park değil, Parkorman. Tuborg Goldfest, 04-06-07 Temmuz 2012 tarihleri… Buradan ya da buradan yakabilirsiniz…

İlk gün Pentagram ve headliner Evanescence hakkında olacak yorumlarım, Redd ve Aylin Aslım başta olmak üzere diğer birçok grubu bilemiyorum o yüzden…

Malesef Pentagram’a iş güç dolayısıyla yetişemedim, Daha önce de gördüğüm bir grup olmasına karşın, üzülmedim değil. Gerçi 11 şarkının 9’unu yeni albümden çalarak ayıp etmişler (bence de) ama olsun.

Evanescence ise sempatimin çok olmadığı, ya da öyle demeyeyim de, fanı olmadığım bir gruptu… Amy Lee Hanımefendi klavyeye hakim, hakkını yememek lazım, bir de mtv grubu oldukları için bildiğim şarkıları vardı, eh onları da duymak hoş oldu. Eşimle sarmaş dolaş, biraz ayak yorgunluğu yaratan romantik bir gece oldu aslında haha. Bir de inanılmaz yorgun und uykusuzdum, nasıl eve geri dönmeyi başardık bilemiyorum, eşim de topallıyordu… Metrobüs sağolsun ne diyelim.

Bakalım 06 temmuz neler olacak neler, bekleyiniz.